Fetal Terapi
(Anne Karnında Tedavi)

Fetal terapi ya da Türkçe anlatımıyla anne karnında tedavi çağımızda gelişen teknoloji ile birlikte anne karnındaki doğmamış bebeğin sorunlarını tanımak, anestezi ve perinatal bakım alanındaki ilerlemeler sayesinde mümkün hale gelmiştir. Anne karnında ameliyat ya da tedavi ile ilgili akılda bulundurulması gereken temel düşünce ve motivasyon anne karnında müdahale edilmemesi halinde geri dönüşümsüz sorunların gerçekleşmesi ve/veya anne karnında müdahalenin bebeğin doğumundan sonraki müdahaleye üstünlüğünün gösterilmesi olarak değerlendirilmektedir.

Doğmamış bebeğe anne karnında tedavinin doğduktan sonra yapılan müdahaleye göre daha çok yasama şansı sağladığı ve/veya uzun dönemde bebeğin sağlığı açısından daha az sorun ile birlikte olduğunun gösterildiği bazı hastalıklar günümüzde mevcuttur. Bu hastalıklarda anne karnında tedavi (fetal terapi) doğal olarak öncelikli tedavi seçeneği olarak düşünülmelidir. Anne karnında tedavinin doğduktan sonra yapılan tedaviye üstünlüğünün bilimsel olarak üstünlüğünün tam olarak ortaya konulamadığı durumlarda bilimsel motive edici faktörler desteklese de fetal terapi deneysel olarak düşünülmekte ve standart tedavi seçeneği olarak sunulmamaktadır.

Anne karında tedavi bazen anneye ilaç verilerek ve bu ilacın plasentadan geçmesini ve bebeğe ulaşmasını sağlayarak etkili olurken (Transplasental) bazen bebeğin göbek kordonunun içine bazen de içinde bulunduğu sıvının (amniyon sıvısı) içine verilerek Medikal tedavi olarak gerçekleştirilmektedir. Anne karnında müdahale gerektiren ve bebeğin sahip olduğu cerrahi olarak müdahale edilmesi gereken durumlarda ise cerrahi uygulamalar bazen açık cerrahi bazen de endoskopik (fetoskopik) cerrahi olarak uygulanmaktadır.

Tüm anne karnında müdahalelerden beklenilen yarar bebeğin mümkünse sağlıklı olarak, bu mümkün değilse en az sorunla dünyaya gelmesi, anne karnında yapılan müdahalenin doğduktan sonraki müdahaleye üstünlüğünün ortaya konulmuş olması, bu uygulamaların anne ve bebeğini kabul edilebilir bir riske maruz bırakarak yine makul bir basari oranına sahip olmasıdır.

Kendi kliniğimizde tanı koyduğumuz ve tedavi ettiğimiz Posterior Uretral Valf (PUV) olgusunda fetal sistoskopik lazer valf ablasyonu.

PAYLAŞIN