Pelvik Organ Prolapsusu (rahim İdrar torbası ve Barsak sarkması) (POP) normalde karın içerisinde bulunması gereken rahim idrar torbası ve barsağın son kısmının (rektum) vajenden dışarıya sarkması olarak tanımlanabilir. Bilindiği gibi rahim, bebeğin yerleşmesi, büyümesi ve gebelik tamamlandığında aktif çaba harcayarak bebeğin dışarı çıkartılması (doğum) olaylarının gerçekleştiği yerdir. Öndeki simfiz pubis kemiğinin arkasında sırasıyla idrar torbası, rahim ve barsağın son kısmı (rektum) bulunur. Rahim, tıpkı Roma dönemi yapılarındaki kubbeyi yerinde tutan en üst parça gibi, kendi sağlan bağları sayesinde bu üç organın yerinde kalması için katkıda bulunur. Rahim idrar torbası ve rektumun doğal yerlerinde kalmasına katkı sağlayan bir diğer yapı da pelvisteki kaslar ve bağ dokularıdır (Şekil 1).

(Şekil 1) Pelvik organların (rahim, idrar torbası, rektum ve vagina) şematik görünümü (https://www.yourpelvicfloor.org/media/Turkish-Pelvic-Organ-Prolapse’dan adapte edilmiştir)
Şekil 2. Vajenden dışarıya sarmış mesane (idrar torbası), rahim (uterus) ve barsak (rektum) şematik figür (https://www.yourpelvicfloor.org/media/Turkish-Pelvic-Organ-Prolapse)’dan adapte edilmiştir.

Pelvik organlar neden sarkar?

Rahim sarkması, idrar torbası sarkması, rektum sarkması kadınlarda sık görülen sorunlardır. Normalde karın içerisinde olmaları gerekirken vajenden dışarıya sarkmaların nedeni ya sürekli karın içi basıncını arttıran faktörler ya da buradaki destek yapılarının zayıflığı nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Karın içi basıncını arttıran faktörler sürekli ağır kaldırma, kronik öksürük ya da ıkınma gibi durumlardır. Karın içi basıncının artışı karın içi ortamda kenar kısımlarda basınç artışına neden olacaktır. Karın Boşluğu yukarıda diyafragma, yanlarda karın kasları gibi göreceli olarak güçlü yapılarla çevrilidir. Bu durumda potansiyel olarak en zayıf bölge vajen bölgesi olmakta ve sürekli basınç artışı buradaki organların dışarıya doğru yer değiştirmesine neden olacaktır.

Rahim, idrar torbası ve barsağın dışarı sarkmasının bir diğer nedeni de buradaki dayanıklılığı sağlayan bağ ve kaslardaki zayıflıklardır. Kilo, sigara kullanımı, geçirilmiş doğumlar pelvik taban dediğimiz kas ve baş dokularında zayıflıklara neden olabilmektedirler.

Total Pelvik Organ Prolapsusu (rahim, idrar torbası ve barsak) sarkması nedeniyle opere ettiğimiz (sakrokolpopeksi: vajen tepesinin sakrum promontoriumuna asılması ameliyatı) olgunun ameliyat öncesi, ameliyat sırasında sentetik yama ile vajen tepesinin sakrum promontoriumuna asılması ve ameliyat bitiminde resimleri)

Rahim Sarkması, İdrar Torbası Sarkması ve Rektum (barsak) Sarkması ne tür şikayetlere neden olur?

Rahim idrar torbası ve barsak (rektum) sarkması bir taraftan genel, diğer taraftan da sarkan organa ve dolayısıyla bulunduğu konuma göre şikayetlere neden olacaktır. İdrar torbası önde bulunduğu için vajen girişinde önden ele gelen yumuşak bir kitle şeklinde ilk olarak şikayetlere neden olacaktır.  Vajenden sarkan kitle nedeniyle cinsel ilişki sırasında ağrı ve bazen de öksürünce hapşırınca idrar torbasının boynunun aşağıya doğru hareket etmesi nedeniyle istemsiz idrar kaçırma bazen de işemede zorluk, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları ve vajinitler gibi şikayetlerine neden olabilir. İdrar torbasındaki sarkma ileri derecede ve uzun yıllar devam ederse, böbreklerden idrarı idrar torbasına getiren kanallarda (üreter) akımın zorlaşmasına ve bu kanallarda birikerek böbrek hasarına kadar varan sorunlara da bazen neden olabilmektedir. Orta kısımdaki rahimin sarkması da yine vajenden sarkan kitle hissi, vajende genişleme, cinsel ilişki sırasında ağrıya neden olabilir. Arka taraftaki rektumun sarkması da benzer şekilde vajende kitle hissi, vajende genişleme, barsak boşalmasında zorluklar ve bu nedenle kabızlık gibi yakınmalara neden olabilir (Şekil 2).

Pelvik Organ Prolapsusu (Rahim, İdrar Torbası ve Barsak Sarkması) Nasıl Tedavi Edilir?

Rahim, idrar torbası ya da barsak sarkması ortaya çıktıktan sonra yapılacak işlem doğal olarak ameliyattır. Ameliyat olamayacak hastalarda bireyselleştirilmiş rahatlatıcı yöntemler (pesser vb) denenebilir. Her hastalıkta olduğu gibi Tıp bilimi hastalık olmasını önlemek için koruyucu yaklaşımları ilk önce benimser. Bu nedenle sarkma olmadan önce ve sarkma olmasın diye bazı hususlara dikkat etmek ile önlemek olasıdır. Sürekli karın içi basıncını arttıran öksürük, ağır kaldırma gibi davranışlardan uzak durulması, zor doğumlar ile pelvik yapıların hasarının önlenmesi, sigara, obezite gibi pelvik kaslarda zayıflama ile birlikte görülen durumların önüne geçilmesi rahim ya da idrar torbası ve barsakta sarkmaların oluşmasını engellemeye yardımcı olabilir. Ayrıca pelvik kasları güçlendirmeye yarayan Kegel egzersizleri gibi egzersizler, iyi adapte olunabilirse sarkma oluşmasını yavaşlatabilir, engelleyebilir. Bunun dışında klinik olarak düzeltilmeyi gerektirecek sarkmaların varlığı ameliyat gerektirecektir.

Rahim, idrar torbası ve barsak sarkmaları durumunda yapılabilecek pek çok cerrahi müdahale seçeneği bulunmaktadır. Bu ameliyatların bir kısmı vajinal yoldan bir kısmı da abdominal yolsan gerçekleştirilebilir. Abdominal yoldan gerçekleştirilen operasyonlar da açık cerrahi ya da kapalı (laparaskopik cerrahi) ile gerçekleştirilebilir. Sarkma ameliyatlarının bir kısmında sentetik yamalar kullanılırken bir kısmında yamalar kullanılmamaktadır. Pek çok yoldan ve pek çok farklı ameliyat seçenekleri arasında hasta için en uygun tedavinin ne olduğuna karar vermek uygun olacaktır. Vajinal yoldan gerçekleştirilen ameliyatlar karından (abdominal) ameliyatlara göre tekrarlama riski biraz daha yüksek olarak bildirilen ameliyatlardır. Abdominal yoldan yapılan ameliyatlar içerisinde ömür boyu tekrarlama riski oldukça düşük olan ameliyat yöntemleri mevcuttur. En uygun ameliyatın hangisi olduğu hususu hastanın durumuna ve cerrahın tecrübesine göre belirlenmektedir.

Konu ile ilgili yayımlanmış yurt dışı makalelerimiz:

Effect of reproductive characteristics, body mass index, and anterior/posterior vaginal compartment defects on the short-term success of abdominal sacrocolpopexy.

Çağlar M, Erkal NB, Isenlik BS, Özdemir Ö, Yavuzcan A, Üstün Y, Kumru S.J Obstet Gynaecol. 2015;35(5):512-6. doi: 10.3109/01443615.2014.970525.PMID: 25356618

Düşüncelerinizi bizimle paylaşabilirsiniz.

Sosyal Medya'da paylaşabilirsiniz.

Share on whatsapp
WhatsApp
Share on facebook
Facebook
Share on pinterest
Pinterest
Share on twitter
Twitter
Share on linkedin
LinkedIn
Scroll to Top